ANNE VE BEBEK

BESLENME

BİLGİLER

DİYET

GÜZELLİK

MAKYAJ

MODA


H
O
Ş
G
E
L
D
İ
N
İ
Z

Kadınlar en çok dudak güzelliğine önem veriyor
Türk kadınının, güzelleşme uğruna en çok ilgi gösterdiği kozmetik ürününün ruj olduğu ve satışların saniyelerle
ifade edilen zaman dilimine kadar düştüğü bildirildi
Kadınların ilacı bağırmak
öfkelerini bağırarak gösteren kadınlar daha uzun yaşıyor.

...

SPOR

MODA

VİDEO

MAGAZİN

TATİL GEZİ

DEDE TORUN

....

Mutsuzluk şişmanlatıyor
Yapılan araştırmalara göre mutsuz ve depresif insanların daha hızlı kilo aldıkları ve bunları geri vermekte epey güçlük çektiklerini ortaya koydu
Erkek çözüm ister kadın ise paylaşmak
Kadın ve erkek neden anlaşamaz?

H
O
Ş
G
E
L
D
İ
N
İ
Z

MEDYA

HABERLER

GİZLİ KLİPLER

KADIN VE GÜZELLİK

TATİL GEZİ

TEKNOLOJİ


....


« Önceki | Sonraki »

24/9/2008

Eli işte gözü oynaşta

Sinemaya adımını 'Şeytanın Pabucu' filmi ile atan Aysun Kayacı'dan çarpıcı açıklamalar

Mia Film'in yapımcılığını üstlendiği, yönetmenliğini Turgut Yasalar ile Hilal Bakkaloğlu'nun yaptığı 'Şeytanın Pabucu' adlı filmin çekimleri tüm hızıyla sürüyor. Önceki gün filmin Çengelköy'deki çekimlerine katılan başrol yıldızları Fatih Ürek ve Aysun Kayacı, çarpıcı açıklamalarda bulundu. Aysun Kayacı, bir süredir magazin basınında rol arkadaşı Fatih Ürek'le öpüşeceğine dair çıkan haberlerle ilgili son kez konuştu. "Yokluktan dolayı benimle uğraşılıyor. Yazıldığı kadar abartılı bir popülerliğim yok. Öpüşme olayı çok uzadı böyle şeylerden hoşlanmıyorum" diyen Kayacı ekledi: "Bu öpüşme hadisesinde o kadar günahsızım ki. Ağzımı açmadım bu konuda. Senaryoda da böyle bir şey yok."

Eli işte gözü oynaşta
Kayacı, oyunculuk konusunda çok yeni bir isim olduğunu ve bu nedenle kolay rolleri seçtiğini de vurguladı. Filmde Aysel adında bir genç kızı canlandıran Kayacı, rolü için sürekli gözlem yaptığını belirtti. Aysel'in çeyiz düzen, burnunu kapının ucundan dışarı çıkarmayan, baskı altında yaşayan ve hayırlı bir kısmet bulup evlenmek isteyen bir karakter olduğuna dikkat çeken Aysun Kayacı, "Eli işte gözü oynaşta bir rol. Ama sonuçta Türk kızıyız, genlerimizde var, olacak o kadar" dedi. Filmin çekimlerinde çok eğlendiğini belirten Kayacı, Fatih Ürek'le çalışmaktan çok keyif aldığını ve onun çok yetenekli bir oyuncu olduğunu da sözlerine ekledi. Filmde kılıktan kılığa giren Fatih Ürek ise, Çengelköy'de gerçekleştirilen çekimlerde 'Hacı Abla' oldu. Ürek, "Kendimi çok garip buluyorum. İki role birden bürünmek tuhaf oluyor. Bir Burhan oluyorum, bir Hacı Abla. Etraftakiler de çok şaşırıyorlar, tanımıyorlar bazen beni ama çok güzel tepkiler alıyorum" dedi. Ürek, filmde canlandırdığı karakterleri de şu sözlerle anlattı: "Burhan diye şans oyunları oynayan ve kaybeden bir adamın, Hacı Abla yerine geçerek yaşadığı olayların gösterildiği komik bir hikaye anlatıyoruz." Merakla beklenen 'Şeytanın Pabucu', 5 Aralık'ta 200 kopya ile vizyona girecek.

Keşke Müjde Ar'a benzesem


Aysun Kayacı ve Fatih Ürek, bu haftaya damgasını vuran Müjde Ar'ın son halini çok beğendiklerini söyledi. Ürek "İlk gördüğüm yerde öpeceğim zaten. Türk Sineması'nın en seksi kadınlarından biridir. Son haliyle o zamanki yıllarına dönmüş" derken Aysun Kayacı şöyle konuştu "İnanılmaz güzel olmuş. Ben Bodrum'da görmüştüm zaten, çaya çağırmıştı. Keşke ben de ona benzesem." (Sabah),,kaynak,vatan

19/9/2008

Gökçe'yi mezarlıkta Kemal Sunal'la tanıştırdı

Ali Sunal bir süredir birlikte olduğu Gökçe Bahadır'ı, babası Kemal Sunal'ın mezarına götürdüğünü söyledi: Bu kadar değerli bir insanı, babam da tanısın istedim. Umarım; bizi hissetmiştir..Bazı röportajlarda, "Keşke bu söyleşiyi kare kare görüntüleyebilseydik de, şu anların gerçekliğine herkes tanık olabilseydi" diye geçiririm içimden. Bütün gerçeklerin can yakmadığını kanıtlamak isterim sanki... Ya da etrafta latfa değil, gerçekten 'insan' olanların hala var olduğunu... Ali Sunal'la rol aldığı 'Benim Annem Bir Melek' adlı dizinin setinde buluştuğumda, içimden sık sık bu ses yükseldi. Mesleğine duyduğu aşkı, babası Kemal Sunal'a olan özlemini, sevgilisi Gökçe Bahadır'ın hayatındaki yerini anlatırken bakışları, ifadesi ve ses tonu o kadar gerçekti ki... Kah gamze gamze güldü, kah gözleri nemlendi. İçimden bazen 'İşte budur ya!', bazen de 'Kıyamam' diyerek ona sarılmak geldi... 22 Eylül, Ali Sunal'ın doğum günü... 31 yaşına basıyor. Mumlarını üflerken; 'Her şey çok güzel olsun' diye, dilek tutacakmış içinden. Bu 'her şey'in ne olduğu; Allah'la onun arasında... Her dileğinin gerçek olduğu nice mutlu yıllara...

KIZDAN ÇOK AİLESİNE BAKARIM!

* Önce diziden konuşalım. Canlandırdığınız 'Çetin' karakteriyle aranız nasıl?
Ben Çetin'i çok seviyorum. Çok tatlı, çok can bir adam. En yakın arkadaşımın onun gibi biri olmasını çok isterdim. Aile yapısı da tam benim istediğim gibi. Çok birbirine bağlı bir aile. Çetin, karısına çok aşık bir adam. Bir tane çocukları var. İki de olabilir mesela o. (Gülüyor)

* Kendiniz için de çok çocuklu bir aile mi istiyorsunuz ileride?
Ben hep kendi ailemi örnek aldım. İki çocuk güzel ya... Aile gerçekten çok önemli. 'Evlenirken sevdiğin insanı almıyorsun, onun ailesini alıyorsun' lafı çok doğru. Aile ile uyuşulamazsa, ne kadar seversen sev; o iş olmaz. Yanlış olur.

* Yani bir kızın aşkından ölseniz bile ailesiyle anlaşamazsanız, evlenmez misiniz o kızla?
O tarihten itibaren o kadar ölmem o kız için.

* Aşkın gözü kör değil mi artık yani?
Kördür ama ciddi kararlar almaya başladığınızda açılabilir. (Gülüyor) O kararlar, hayat arkadaşlığıyla ilgili kararlar çünkü. Aşkın gözü kördür mantığıyla evliliğe dalanların çoğu, şu anda birbirleriyle konuşmuyor. Ben bir kere yapmak istiyorum bu işi. O yüzden de çok hassasım.

ŞAKALAŞMAKTAN HOŞLANMAM!
* Oysa insanların çoğu ya evlenmek istemiyor ya da defalarca evlenip boşanıyor artık...
Kader, kısmet bu işler. Bak bir sene sonra konuşuyoruz seninle; ikimiz de yine aynı yerdeyiz. Bekarız yani. (Kahkahalar)

* Ama ben size uğurlu geldim. Siz, o röportajdan sonra çok güzel bir aşk yaşamaya başladınız. Şimdi uğurlu gelme sırası sizde...
İnşallah. (Kahkahalar) Bu arada aileden konu açılmışken; dizide de aile gibi olduk. Çok gerçek geliyor dizi bana. Öyle ki; ortada iyi bir senaryo hatta dekor bile olmasa, biz herhangi bir yerde oturup ekipçe akşam yemeği yesek ve televizyon bunu yayınlasa bile, iş yapar. (Gülüyor)

* Hep komedilerde mi izleyeceğiz sizi?
Ben sadece bu dizide oynadığım için tiyatroda bir komedi oyununda rol almayı reddettim. Artık başka şeyler oynamak istiyorum. Komedi yapmanın, çok sıkıntılı bir yanı var. İnsanlar seni kendilerine yakın görüyor. Seninle şakalaşmaya çalışıyor. Ben de hiç hoşlanmam öyle şeylerden.

* Hiç yolda, gelip yüzünüzü okşayanlar, makas alanlar filan oluyor mu?
Bazen suratımı ellerinin arasına alıp; 'Canım benim' diye okşayan teyzeler oluyor...

* Bu durum rahatsız ediyor mu sizi?
Yok. Çok tatlılar ya... Ben sadece çok utanıyorum, çekiniyorum. Mesela röportajdan önce telefonla konuşuyordum. Kapatıp sana doğru gelirken, geri döndüm. Hani geçen röportajda senin 'maske' diye nitelendirdiğin o sert tavrım var ya; o lanet olası şeyi bir türlü atamadım.

* Türkiye'nin en ünlü sanatçısının oğlusunuz. Alışık olmalısınız ilgiye...
Evet ama babam bizimle birlikteyken, ünlü biri gibi değildi. Ben de normal biri gibi yaşıyorum ve insanlar gelip bana sevgi gösterince, şaşırıyorum.

GÖKÇE MAKAS ALABİLİR!

* Tanıdıklarınızın yanaklarınızı sıkıştırmasından, sizden makas almasından hoşlanır mısınız?
Çocukken, yanaklarım mor gezermişim. Sokakta görenler sıkıştırırmış, annemler yanaklarımı ısırırmış. O yüzden, benden makas alınmasından nefret ederim.

* Gökçe Hanım almıyor mu?
Almıyor. Fena yaparım alırsa. (Kahkahalar) Yok, o alır ya! Bir şey olmaz!

* Babanızın ölüm yıldönümünde, "Ne zaman Sezen Aksu'nun 'Yol Arkadaşım' adlı parçasını dinlesem, babamı hatırlıyorum" dediniz...
Babamla ilgili röportaj yapmayı sevmiyorum aslında. (Gözleri doluyor) O parçayı çok önceden Sezen Aksu'nun bir Harbiye Açıkhava konserinde dinlemiştim ve acayip ağlamıştım.

* Şarkıda, 'Uzun uzun konuşuruz bir gün son İstanbul beyi' diye bir cümle var. Şimdi Kemal Bey karşınızda olsa, ne derdiniz ona?
(Uzun uzun yutkunuyor) Her zamanki gibi; önce konuşmayı seçmezdik. Özlemle, uzun uzun birbirimize bakardık. Sonra da kemikleri çatırdatırcasına sarılırdık. Konuşmak çok sonra gelirdi. Bilmiyorum ki ya... Bayılırdım belki de...

* Gökçe Hanım'ı da anlatır mıydınız?
Ben tanıştırdım Gökçe'yi babamla. (Gözleri doluyor) Belki çoğu insan orayı bir mermer ve topraktan ibaret görüyor ama bilmiyorum. Böyle saçma sapan şeyler yapıyor arada insan.

* Saçma sapan mı? Bence çok özel bir an...
Hayat nasıl devam eder, ne gibi sürprizler hazırlar bilmiyorum ama karşımdaki insan çok değerli ve çok iyi biri. Bu kadar düzgün bir insanı, babamın da tanımasını çok isterdim.

* Bence kesinlikle hissetmiştir sizi...
Vallahi ben tanıştırdım, kendi bilir. (Gözleri dolu dolu, gülüyor) Ece, geçen röportajda çok eğlenmiştik. Bu, niye bu kadar duygusal oldu ya!

DOĞUM GÜNÜMÜ UNUTMAYIN!

* Konuyu dağıtalım. Bu pazar yaşgününüz...
Evet; unutursan yandın. (Gülüyor) Yaşgünümde hatırlanmak isterim. Hediye alıp vermeyi, sürprizleri pek sevmem. Stres oluyorum, bunalıma giriyorum doğum günlerimde. Enteresan bir adamım. Gelmesin benim doğum günüm, olmasın! Böyle hastalıklarım var işte. (Gülüyor)

* Peki pastanızı üflerken ne dileyeceksiniz?
Bak, o dilek tutma kısmını hiç atlamam. "Her şey çok güzel olsun" diyeceğim.

* Evlenmeye dair bir dileğiniz olacak mı? Önceki röportajımızda, "Doğru kızı bulursam, gözünün yaşına bakmam" demiştiniz bana...
Her şey güzel giderse, gözünün yaşına bakmam tabii. (Gülüyor) Çok şükür, şimdilik bir arıza yok. Ama verilmiş kesin bir karar da yok.

11/8/2008

Boyunlar gösterişli kolyelerle şenlenecek!

2008 sonbaharında cazibeli kadınların boyunlarını gösterişli kolyeler süsleyecek. Üstelik imitasyonları da en az gerçekleri kadar makbul olduğu için bu modayı takip etmek zor değil!..
Kadın için vazgeçilmez aksesuvarların başında takı gelir. Kolyesinden küpesine, bileziğinden yüzüğüne her bir parça kadının güzelliğine güzellik, şıklığına şıklık katar. Tabii her şey gibi takının da bir modası var. Kimi zaman küpe, kimi zaman yüzük daha ön plana çıkıyor. 2008 sonbaharında da kolyeler gözde. Ama basit, sade ve gösterişsiz kolyelerden bahsetmiyoruz. Aksine 'ben buradayım' diye bağıran, renkli taşlı, çoğunlukla Swarovskiyle süslü kolyelerden söz ediyoruz.

TASARIMCI İMZASI
Ünlü moda markalarının aylar öncesinden düzenlediği defileler ve sunduğu koleksiyonlar bu modanın gelişinin habercisiydi aslında. Balenciaga'dan Vera Wang'a, Nina Ricci'den Elie Tahari'ye kadar dünyaca ünlü markalar ve tasarımcılar, koleksiyonlarında yer verdikleri gösterişli kolyelerle bu modanın öncüsü oldu. Gösterişten, taştan ya da Swarovski'den bahsedince hemen aklınıza çok para harcamanız gerektiği gelmesin. Çünkü bir müjdemiz var; imitasyon taşlarla da bu modayı takip edebilirsiniz. Siz iddialı olmaktan korkmayın yeter!
Haberin fotoğrafları

7/8/2008

Aşk dediğin nedir ki

Aşk dediğin nedir ki
Tenden bedenden sıyrık
Çocukların içinde
Yaşadığı bir çığlık

Aşk dediğin nedir ki
Histen nefesten varlık
Umutsuzluk içinde
Karanlığa son ıslık

aşk

7/8/2008

sen,.içimdeki,ayyas,ruhum,

aşk_üzerine


7/8/2008

Sevgiliniz Olmadan Mutlu Olmanın 10 Püf Noktası

Sevgiliniz Olmadan Mutlu Olmanın 10 Püf Noktası

Sevgiliniz Olmadan Mutlu Olmanın 10 Püf Noktası

Sevgiliniz olmadan da mutlu olmak aslında hiç de zor değil. siz de yalnızlıktan keyif almayıöğrenmek ister misiniz?


Bu bölümü kesip başucunuza asın. Aşağıda yazanları ancak sevgiliniz yoksa yapabilirsiniz, en azından ancak o zaman size keyif verirler.



1.
Bütün bir gün hiç ara vermeden alışveriş yapın.
2.Hafta sonunu sizde geçirmeleri için arkadaşlarınızı davet edin.
3.Odanızın tüm duvarlarını minik çiçek resimleriyle süsleyin.
4.Pelüş hayvan koleksiyonunuzu genişletin.
5.Çiçeklerinizle konuşun.
6.Bir gece boyunca tüm "Sex and the City" DVD'lerini seyredin.
7.Üç çift ayakkabıyı bir anda satın alın.
8.Eski aşk mektuplarınızı okuyun.
9.'Triple cheeseburger'i kilo alacağınızı düşünmeden yiyin.
10.Sabahlara kadar eğlenin ve yakışıklı barmenle dilediğiniz gibi flört edin.

Google

....
Blogcu ile yapıldı