ANNE VE BEBEK

BESLENME

BİLGİLER

DİYET

GÜZELLİK

MAKYAJ

MODA


H
O
Ş
G
E
L
D
İ
N
İ
Z

Kadınlar en çok dudak güzelliğine önem veriyor
Türk kadınının, güzelleşme uğruna en çok ilgi gösterdiği kozmetik ürününün ruj olduğu ve satışların saniyelerle
ifade edilen zaman dilimine kadar düştüğü bildirildi
Kadınların ilacı bağırmak
öfkelerini bağırarak gösteren kadınlar daha uzun yaşıyor.

...

SPOR

MODA

VİDEO

MAGAZİN

TATİL GEZİ

DEDE TORUN

....

Mutsuzluk şişmanlatıyor
Yapılan araştırmalara göre mutsuz ve depresif insanların daha hızlı kilo aldıkları ve bunları geri vermekte epey güçlük çektiklerini ortaya koydu
Erkek çözüm ister kadın ise paylaşmak
Kadın ve erkek neden anlaşamaz?

H
O
Ş
G
E
L
D
İ
N
İ
Z

MEDYA

HABERLER

GİZLİ KLİPLER

KADIN VE GÜZELLİK

TATİL GEZİ

TEKNOLOJİ


....


« Önceki |

24/9/2008

Boşuna mı soyunduk?

       
Ünlü isimlerin yarı çıplak objektif karşısına geçtiği kampanyayı Meme Vakfı sahiplenmedi

İpek Tenolcay, Tuba Büyüküstün, Ceyda Düvenci, Sinem Güven, Burcu Kara, Bennu Yıldırımlar ve Demet Evgar gibi ünlüler, geçen hafta Meme Vakfı yararına düzenlendiği söylenen 'Rowenta ile Pembe Hayat' adlı kampanya kapsamında kamera karşısına geçmiş, meme kanserine dikkat çekmek amacıyla düzenlenen kampanya için yarı çıplak soyunan ünlü isimler göğüslerini pembe bir obje ile kapatarak Bennu Gerede'ye poz vermişti. Ancak Meme Vakfı gönderdiği bir basın açıklaması ile kampanya ile hiçbir ilgilerinin olmadığını açıkladı. Açıklamada, "Projenin vakfımız ile ilgisi yoktur. MEVA-Türkiye Meme Vakfı'na ait söylemler ve vakıf logosu izin alınmadan kullanılmıştır. Projenin hazırlanması ve basına iletilmesi sürecinde hiçbir aşamada MEVA-Türkiye Meme Vakfı bilgilendirilmemiş ve onayı alınmamıştır. İlgili kişi ve kurumlara, vakıf gönüllülerimize ve kamuoyuna duyurulur" denildi.

TARAFLAR NE DİYOR

Tuba Özküçük (Rowenta Ürün Müdürü): Amacından sapmasına üzüldük

"Bu proje bir süre once bize gazeteci dostumuz Nalan Sözer tarafından getirildi. Şirketimizden beklenen bu serginin maliyetlerini karşılamaktı. Projeye kimlerin katıldığı, kimlerin hangi oranda destek verdiği gibi konularda Nalan Sözer'in bize söylediklerini yeterli saydık ve sorgulamadık. Projenin sansasyonel bir boyuta taşınmasından dolayı üzgünüz. Meme kanserlerinde erken teşhisin önemi konusunda duyarlılık sağlayabilecek bir proje olabilirdi."

Dr. Can Gürbüz (Türkiye Meme Vakfı Başkanı): Sanatçıları ve halkı suistimal ettiler

Bir ay önce beni cep telefonundan arayan bir hanım, kendisine Meme Vakfı için ünlü kadınların resimlerini çekeceğini ve bir sergi yapacağını söyledi. Biz kendisine bir sivil toplum örgütü olarak projelere açık olduğumuzu ifade edip mutlaka bizimle bir araya gelerek bu konuyu tüm detayları ile görüşmesi gerektiğini ilettik. Ancak daha sonra konuyla ilgili bizimle irtibata geçen olmadı. Bu olayı sanatçıların ve halkın iyi niyetini suistimal olarak değerlendiriyoruz. Bu kampanyayı biz de basından duyduk. Herhangi bir girişimde bulunmadan önce, konunun hangi kaynaktan ve ne şekilde basına iletildiğini araştırmak ve olayı netleştirmek için zamana ihtiyacımız vardı.

Nalan Sözer (Projeyi üstlenen firma yetkilisi)

"Kadınların erken teşhis konusunda daha duyarlı davranması için onların tanıdıkları ünlülerin katılacağı bir proje düşündüm. Meme Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı'nın sözlü onayından sonra bana yollanan bilgi ve logoyu basına gönderilen bültene ekledim. Ancak karşılıklı olarak yazılı bir sözleşme imzalanmadı. Fakat ne yazık ki bazı yayınlarda ünlülerin fotoğraf çektirmeyi kabul etme nedenleri ihmal edilerek sadece poz verme biçimleri üzerinde duruldu. Ayrıca basına gönderilen bültende, projenin Meme Vakfı'nın Meme Kanseriyle Mücadelesine destek vermek amacıyla yapıldığı hususu özellikle belirtilmiş olmasına rağmen, proje ne yazık ki basın tarafından Meme Vakfı’nın projesi olarak ifade edilmiştir. Böyle olunca kampanya için gönüllü olan bazı sanatçı dostlarım, Meme Vakfı ve sergi sponsoru olan şirket fevkalade rahatsız oldular. Bunun için üzgünüm."

Poz veren ünlüler ne diyor

Sinem Güven: Benim de sizler gibi geniş anlamda bir bilgim yok. Ben Meme Vakfı yararına bu pozu verdim. Şimdi ben de anlamadım durumu. Ortada vakıfla konuşulmamışken neden vakfın ismi kullanılsın ki. Ama onların haberi olmadan böyle bir işe kalkışılamayacağını düşünüyorum.

Burcu Kara: Benim de annem kanserdi. İnsanları bilgilendirmek için böyle bir projede yer almayı kayıtsız şartsız istedim. Arkasında Meme Vakfı var ya da yok bilmiyorum.

Bennu Yıldırımlar: Biz Meme Vakfı ile ortaklaşa yaptık bu çalışmayı. Onlardan bağımsız hareket edilmedi.,,kaynak,vatan

16/9/2008

Kanser tedavisinde umut ışığı

Bilim insanlarının kanserli tümörlerin yapısında kök hücrelere rastlaması bilim dünyasında heyecan yarattı. Kanser aşısı farelerde etkili oldu.

Kanser tedavisinde umut ışığı. Bilim insanlarının kanserli tümörlerin yapısında kök hücrelere rastlaması bilim dünyasında heyecan yarattı.

19’uncu yüzyılda Pasteur ve Robert Koch bakteri ve mikroplarla enfeksiyonlar arasındaki ilişkiyi keşfettiğinde bilim dünyası hastalıkları yenmek için bakterileri hedef alması gerektiğini ilk kez anlamış ve bu tıp tarihine geçen bir devrim olmuştu.

İşte buna benzer bir devrimin ayak sesleri şimdi kanserle ilgili gelmeye başladı. Son yıllarda John Hopkins, Pittsburg gibi önemli üniversiteler tarafından kanserli tümörler üzerinde yapılan araştırmalarda tümörün yapısında yüzde 0.2 oranında da olsa kök hücrelere rastlanması bilim adamlarını şaşırtmıştı. Şimdi bu buluş, kansere karşı 37 yıldır verilen mücadelenin anahtarı olarak yorumlanıyor.

NASIL OLUŞUYOR?

Şimdiye dek onkoloji uzmanları kanseri hep doku hücrelerinin mutasyona uğrayıp tümöre dönüşmesi olarak tanımlıyordu. Ancak The Economist dergisinin kapağına taşıdığı kök hücre keşfi doğrultusunda kanserin artık “kontrolden çıkmış kök hücrenin yol açtığı bir durum” olduğu kabul ediliyor.

Tümörlerin yapısında kök hücre bulunması bilim dünyası için beklenmeyecek bir sonuç. Çünkü kök hücreler sadece kök hücrelerin bölünmesiyle ortaya çıkabiliyor. Yani kanser oluşumu ilk olarak kök hücrede başlıyor. Bir kök hücrenin bölünerek çoğalması sonucu ortaya bir kök hücre, bir de doku hücresi çıkıyor. Eğer başta bölünen kök hücre “kontrolden çıktıysa” o zaman bu yeni doğan 2 hücre tümör oluşumu için çalışmaya başlıyor.

KANSER AŞISI FARELERDE ETKİLİ OLDU

Deneme aşamasındaki yeni bir kanser aşısı, farelerde meme kanserinin en tehlikesini yok etti. Amerikan "Cancer Research" dergisinde yayınlanan araştırmaya göre, aşı hücrenin normal büyümesine yardımcı olan HER2 proteininin arttığı en tehlikeli meme kanserini tamamen yok etti. Bu da, aşının bilahare kadınlarda kanser tedavisinde kullanılabileceğini gösterdi. HER2 proteini, meme kanserine yakalanan kadınların aşağı yukarı dörtte birinde görülüyor. ,katnak,milliyet

Tümörlü hücrelerin tekrar ortaya çıkmasını da önleyen ve bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi esasına dayanan aşının, sağlıklı kadınlarda da meme kanserinin ortaya çıkmasını önlemek amacıyla kullanılabileceği belirtildi.

Radikal

9/9/2008

Ölmeden önce katilin adını fısıldadı

MANİSA’DA Bülent Çolakoğlu müteahhitlik yapan çocukluk arkadaşıyla M.N.K. ile birlikte kaldığı bekar evine gitti...

İddiaya göre, Işık’ın arkadaşlarına göstermek için çıkardığı ruhsatsız tabanca bir anda ateş aldı. Kurşun, Çolakoğlu’nun göğsünün alt kısmından girdikten sonra delip geçerek arkasındaki duvara saplandı. Kocademir, yaralı haldeki Çolakoğlu’nu hastaneye götürdü. Arkadaşlarına acil serviste müdahale yapılırken dışarıda bekleyen Işık ve Kocademir, polis ekiplerine olayın nasıl meydana geldiğini bilmediklerini söyledi.

Sonunda itiraf etti

Bu sırada sedyede müdahale edilen Çolakoğlu, polise kendisine ateş edenin arkadaşı Ozan Işık olduğunu fısıldayabildi. Ameliyata alınan evli ve eşi 7 hamile olan Çolakoğlu kurtarılamadı. Sorgusunda arkadaşı Çolakoğlu’nun kendi tabancasından çıkan mermiyle can verdiğini itiraf eden Işık, olayın kaza olduğunu söyledi. Ozan Işık, Glock marka ruhsatsız tabancayı Mehmet Nazım Kocademir ile birlikte inşaata attıklarını polislere anlattı, yerini de gösterdi. Cinayet zanlısı Işık ile delilleri kararttığı öne sürülen Kocademir adliyeye sevk edildi.

3/9/2008

Ramazan'da içki dayağı

CNN Türk Deniz Bayramoğlu, Kadıköy Moda'da şahit olduğu "Ramazan'da bira saldırısı"nı canlı yayında anlattı.

Ramazan aylarında hat safhaya çıkan 'mahalle baskısı' bu kez yüzünü İstanbul'un en sakin semtlerinden Moda'da gösterdi. Gece yarısı sokakta bira içen 17-18 yaşlarında iki genç, üç kişinin saldırısına uğradı. Olaya şahit olan Deniz Bayramoğlu yaşadığı dehşeti, bu öğlen yayınlanan programında canlı yayında anlattı.

Gece yarısı bir kavgaya şahit olduğunu dile getiren Bayramoğlu yaşadığı olayı şöyle anlattı:
"25-30 yaşlarında 3 kişi, 17-18 yaşlarında iki çocuğa saldırıyordu. Önce bunun bir sıradan bir kavga olduğunu düşündüm. Ancak yaklaşınca döven kişilerin 'Ramazanda bira içmeye utanmıyor musunuz?' dediğini duydum. O sıra gürültüyü duyan çevre apartmandakiler balkondan polis çağırdıklarını söyleyince bu kez de onlara " Bira içmenin sonu budur" diyerek kaçmaya başladılar. Çocukların birinin durumu çok kötüydü, burnu kırılmıştı. Canlı yayında söylediğim gibi bunun organize bir olay olduğunu düşünmüyorum. Ayak takımından kişilerdi. Moda'da böyle bir şey yaşanmasından dolayı rahatsız olduğum için bunu canlı yayında iletmek istedim.",kaynakvatan

8/8/2008

Kalp ameliyatında ‘domuz’la devrim

Türk doktorlar sıklıkla rastlanan kalp hastalarını sevindirecek bir gelişmeye imza attı

ULUDAĞ Üniversitesi’ndeki çalışmayla doku reddi problemini çözmek için laboratuvarda geliştirilen hücrelerle domuzlarda kapakçık ameliyatı yapılacak Uludağ Üniversitesi’nde 3 fakültenin ortaklaşa yürüttüğü araştırmanın, kalp hastalarına umut olacağı belirtildi. Söz konusu araştırmada kalp ameliyatlarında kullanılan suni kalp kapakçıklarının hastaların laboratuar ortamında üretilecek hücreleri ile kaplanarak, doku reddi problemlerini büyük ölçüde ortadan kaldırması hedeflendi. Projenin ilk adımı, domuzlar üzerinde denenecek.

Hücre esaslı tedaviyi amaçlayan proje kapsamında Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi’ne 5 domuz getirtildi. Kapakçık operasyonu geçirecek domuzların sayısının 25’e çıkacağı belirtildi. Proje ile laboratuarda insan hücresi üretilmesini amaçlandı. Veteriner Fakültesi Cerrahi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof.Dr. Ayşe Topal, “Kapakçık operasyonu geçirecek olan domuzlar şu anda Veteriner Fakültesi Kliniklerinde bakılıyor” dedi

11/7/2008

Gülben Ergen sahip çıktı

Annesi tarafından Antalya'da çöpe bırakılan Can bebeğin artık yüzü gülüyor

Alanya'da annesinin dövüp çöpe attığı Can bebeğin sağ elindeki 3 parmağın yandığı ve tedavi edilmediği için yapıştığı ortaya çıktmıştı Can bebeği bugün ziyaret eden ve kendisi ile yaklaşık olarak 3 saat geçiren gülben ergen yandıktan sonra tedavi edilmediği için parmakları bir birine yapışık olan bebeğin elinide Amerikan
hastanesinde ameliyat ettirecek..Gülben Ergen sosyal hizmetler yuvasına
yerleştirilen Can bebeğin bir çok giyecek ve oyuncak ta götürdü.. Ergen Can Bebeğin bütün masraflarını karşılayacağını ailesine teslim edilmediği takdirde ise
eğitiminide üstleneceğini açıkladı..



Alanya'da iki hafta önce akli dengesi yerinde olmayan annesi Zeynep Yazar'ın, önce esnafın gözü önünde dövüp, ardından da 'İstemiyorum' diyerek çöp konteynırına attığı 1.5 yaşındaki Hüseyin Can Alanya Sosyal Hizmetler Müdürlüğü tarafından Cumhuriyet Savcısı'nın kararıyla ailesinden alınıp altın saçlı Hüseyin Can, polis nezaretinde Alanya Devlet Hastanesi'ne götürülerek sağlık kontrolünden geçirilmişti.
(KANAL 1)

Google

....
Blogcu ile yapıldı