ANNE VE BEBEK

BESLENME

BİLGİLER

DİYET

GÜZELLİK

MAKYAJ

MODA


H
O
Ş
G
E
L
D
İ
N
İ
Z

Kadınlar en çok dudak güzelliğine önem veriyor
Türk kadınının, güzelleşme uğruna en çok ilgi gösterdiği kozmetik ürününün ruj olduğu ve satışların saniyelerle
ifade edilen zaman dilimine kadar düştüğü bildirildi
Kadınların ilacı bağırmak
öfkelerini bağırarak gösteren kadınlar daha uzun yaşıyor.

...

SPOR

MODA

VİDEO

MAGAZİN

TATİL GEZİ

DEDE TORUN

....

Mutsuzluk şişmanlatıyor
Yapılan araştırmalara göre mutsuz ve depresif insanların daha hızlı kilo aldıkları ve bunları geri vermekte epey güçlük çektiklerini ortaya koydu
Erkek çözüm ister kadın ise paylaşmak
Kadın ve erkek neden anlaşamaz?

H
O
Ş
G
E
L
D
İ
N
İ
Z

MEDYA

HABERLER

GİZLİ KLİPLER

KADIN VE GÜZELLİK

TATİL GEZİ

TEKNOLOJİ


....


« Önceki | Sonraki »

19/9/2008

Bunların ar damarı çatlamış'

Ahmet Hakan ile Suna Vidinli arasındaki tartışma devam ediyor. Hakan son olarak Vidinli'yi yalancılıkla, Erdoğan'ı ise dedikoduya inanmakla suçladı

Gerçekten de ar damarları çatlamış

BU bir "saadet zinciri" öyküsüdür...

Halkaları da ilmek ilmek örülmüştür...

Bu öyküdeki ayıpları keşfetmek için biraz "aile terbiyesi" yeter de artar bile...

Ancak...

Ayıpları keşifte zorlananlara zincirin halkalarını baştan sona ortaya koymak elzemdir...

İşte o halkalar:

* * *

BİRİNCİ AYIP: Bir mekánda yemek yiyen gazetecilerin masasına, "uzun kulaklı bir kız" sarkar... Kızın tek kusuru, kulaklarının "Midas’ın kulakları" gibi olması değildir... Ayrıca yalancıdır bu kız... O masada işitmediklerini "işittim" diyebilecek tıynettedir...

İKİNCİ AYIP: "Uzun kulaklı kız", yalanlarını da yanına alarak, bir koşu çalıştığı Çalık Grubu’nun CEO’su olan "Damat Bey"e gider... "Ay size bir şey anlatacağım... Çok hoşunuza gidecek vallahi" diyerek başlar yalanlarını anlatmaya... Kızımız, şirketteki yerini sağlamlaştırmak amacındadır...


ÜÇÜNCÜ AYIP: Dedikoduyu alan "Damat Bey", hemen telefona sarılarak "kayınpeder"ini arar... Sevinçli bir telaş içinde, "Baba... Babacığım... Size çok önemli bir bilgi vereceğim... Bizim burada çalışan uzun kulaklı bir kız var... O yan masadan dinlemiş... Hürriyet yazarları Bebek’te bir balıkçıda patronlarının aleyhinde konuşuyormuş" der... "Kayınpeder", şöyle bir öfkelenip, "Evladım... Koskoca bir Başbakan’ı, böyle dedikodularla ne diye meşgul ediyorsun" diye çıkışmak yerine, bu dedikoduyu, üstelik doğru olmayan bu dedikoduyu "Büyük Şişli Nutku" için not alır...

DÖRDÜNCÜ AYIP: Şişli’de parti kongresi... "Kayınpeder", gırtlağını patlatırcasına nutuk irat etmektedir... Ve söz, "uzun kulaklı kız"ın yalanlarla bezeli dedikodusuna gelir... 14 televizyonun canlı yayınladığı ve cümle álemin ekran başında ilgiyle izlediği konuşmada "Koskoca" Başbakan, "damattan gelen dedikodu"yu, ballandırarak milletinin dikkatine sunar... Bunu yaparken bir "kulak"tan söz eder... Ama "uzun kulaklı kız"ın adı, bu konuşmada "yerin kulağı" haline dönüşmüştür...

BEŞİNCİ AYIP: Bu arada "uzun kulaklı kız"ın yalanlarla bezeli dedikodusu, iktidar partisinin iletişiminden sorumlu Edibe Hanım’ın da kulağına gider... Edibe Hanım da bu dedikoduyu, partinin iletişiminde kullanmaktan zerre kadar imtina etmez. Onun amacı da zılgıt yediği Başbakan’ın yeniden gözüne girmektir...

* * *

Bu öyküde "dedikodu" var...

Bu öyküde "yan masaya sarkma" var...

Bu öyküde "yalan" var...

Bu öyküde "sıradan aile terbiyesi" eksikliği var...

Bu öyküde "gammazlama" var...

Bu öyküde "milletin en tepesindekilerin dedikoduya tenezzül etmesi" var...

Bu öyküde "jurnalcilik" var...

Bu öyküde "yandaş medya elemanlarının, Abdülhamid dönemi hafiyeleri gibi kullanılması" var...

Bu öyküde "siyasette damat tüyosundan yararlanma" var...

Kısacası var oğlu var...

Ne diyelim?

Belki de Tayyip Bey’den bir "alıntı" yapmanın tam zamanıdır...

Ne diye bağırıyordu Şişli’de Tayyip Bey?

"Bunların ar damarı çatlamış!"

Bebek restoranlarında dikkat edilecek hususlar

BİR: Restoran sahiplerinden "Dikkat! Suna kulağını uzatabilir" şeklindeki bir ilanı kapıya yatıştırmalarını isteyebilirsiniz...

İKİ: Diyelim ki bir Bebek restoranına girdiniz... Baktınız ki Suna içeride... Eğer Başbakan’a bir "mesaj" iletmek istiyorsanız, lütfen ayağınıza kadar gelen bu fırsatı kaçırmayın...

ÜÇ: Bebek restoranlarında arkadaşlarınızla mavra yapıp eğlenirken, bir kulağın yandan yandan sizin masaya doğru sarktığını görürseniz sakın telaşlanmayın... Meseleyi siyasete getirmediğiniz müddetçe sorun yok...

DÖRT: Bebek’te bir restorana gitmeden önce, "Uzatılan kulaktan yararlanma yöntemleri" hususunda iyice pişmenizde yarar vardır... Mesela, kulak uzatıldığında hemen "Helal olsun Tayyip’e" falan deyin... Böylece hükümetimizin halkın nabzını tutma amaçlı çalışmalarını baltalamış olursunuz...


BEŞ: Diyelim ki Bebek restoranlarından birindesiniz... Kulak uzatılmış... Hemen konuyu değiştirip, "Midas’ın kulakları" oyunundan "Midas’ın kulakları / Eşek kulakları" repliğini söyleyebilirsiniz...

Babahan’a not

SABAH’ın Genel Yayın Yönetmeni Ergun Babahan, "Nazlı Ilıcak’ın yazıları ne oldu?" meselesine, "Biz yazarımızın yazılarına ne müdahale ettik, ne de son verdik sevgili Ahmet, sadece sayfa düzenlemesine gittik" diye yazarak açıklık getirmiş...

Sevindim... Gerçekten sevindim... Basın özgürlüğü adına sevindim...

Çünkü ben, Nazlı Ilıcak’ın yazılarının yayınlanmaması konusuna, "Şahane bir malzeme... Yararlanayım şundan" duygusuyla yaklaşmadım / yaklaşmıyorum...

Bu nedenle Ergun Babahan’ın verdiği bu bilgi, beni ancak memnun eder...,kaynak,vatan

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu


Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

1 yorum yazılmıştır

  1. Yazan: radiokosedekigolge | Tarih: 2008-09-19 16:55:40
    Konu: Bu Gün Gaziler Günümüz...
    Degerli Dostum;
    Şehitlerin Kanı, Gazilerin Şanı ve Anaların Gözyaşı İle Sulanmış
    Bu Vatan Evladı Olmanız Dolayısı İle

    GAZİLER GÜNÜNÜZÜ TEBRİK EDEDERİM

    Saygı ve Sevgilerimle,

    KÖŞEDEKİ GÖLGE HAZANBEY



    (* (* (* (**) *) *) *)



    Ben Vatanım, İncitmeyin



    Toprak Parçası Değilim Ben;

    Nice Kültürle Yoğrulmuşum Binlerce Yıl...

    Türkün Adı Benle Anılır Olmuş.

    Kutsaldır Şehit Kanıyla Sulanmış Her Bir Karışım.

    Ben Vatanım, İncitmeyin!



    Alparslan' ım Malazgirt Ovasında;

    Al Atın Üstünde Düşman Üstüne Yürüyen...

    Söğüt'te Osman'ım,

    Çaldıran' da Yavuz.

    Kanuni'yim Avrupa Kapılarında,

    Fatih'im Surlar Önünde;

    Bir Devri Kapayıp Bir Devri Açan...



    Yahya Çavuş'um Çanakkale'de;

    Yetmiş Askeriyle Bir Tümeni Tutan...

    İsmet Paşa'yım İnönü Ovasında;

    Aç Ve Çıplak Ordusuyla Yunan'ı Kovalayan.

    Karabekir Paşa'yım Doğuda

    Ermeni Zulmünden Halkı Koruyan.

    Mustafa Kemal'im Memedlerin Önünde;

    Yedi Düveli Hallaç Pamuğu Gibi Atan...

    Ben Vatanım, İncitmeyin!



    Nice Yiğitler Çıktı Bağrımdan;

    Nice Ozanlar...

    Köroğluyum Zulmün Önünde,

    Topkapı Zindanlarında Malkoç.

    Nene Hatun'um Erzurumda,

    Elif'im Ben, Kocabaşın Yerine Kendini Koşan...

    Ben Vatanım, İncitmeyin!



    Karaoğlan' ım Anadolu'da;

    Diyar Diyar Gezen Yunus'um,

    Ferhat'ım Dağları Delen,

    Sazın Telinde Veysel,

    Ben Vatanım, İncitmeyin!



    Bereketli Topraklarım Var Benim.

    Eşsiz, Benzersiz...

    Zeytin Ağacıyım Egede,

    Antep'te Fıstık.

    Çay Yaprağıyım Rize'de,

    Çukurova'da Pamuk.

    Kestaneyim Bursa'da

    Ordu'da Fındık.

    Renk Renk Yükselirim Kaçkar da;

    Bazen Köknar, Bazen Palamut.

    Ben Vatanım, İncitmeyin!



    Şimdilerde Nifak Tohumları Ekiliyor Üzerime;

    Düşmanlarımla İşbirlikçi Evlatlarım El Ele.

    Bin Yıllık Kardeşlik Bozulsun Diye;

    Işıksız Kalsın Diye Bu Güzel Ülke;

    Çomak Sokuyorlar Birliğimize.



    Lazı, Kürdü, Çerkeziyle,

    Alevisi, Sünnmisiyle,

    Omuz Omuza Kovmadık Mı Yedi Düveli?

    El Ele Kurmadık Mı Cumhuriyet'i?

    Hepimizin Kanı Vermedi Mi Al Bayrağa Rengini?



    Bu Oyun Eski Oyun,

    Uyanın!

    Bozun!

    Birbirinizi İncitmeyin,

    Ben Vatanım; Beni İncitmeyin!



    Yağmalanıyor Madenlerim;

    Yağmalanıyor Kıyılarım, Betonlar Dökülüyor Üzerine.

    Ormanlarım Kesiliyor, Villalar Kuruluyor Yerine.

    Daha Da Şişsin Diye Kalantor Kasalar;

    Peşkeş Çekiliyor Varlıklarım;

    Kibrit Suyu Dökülüyor Sanayimin, Tarımımın Köküne!



    Dur Deyin Haine!

    Dur Deyin İşbirlikçiye!

    Dur Deyin Sömürüye!

    Mert Halkım Namerde Ezilmesin,

    Bu Rüzgar Böyle Esmesin,

    Bu Değirmen Böyle Dönmesin!



    Ben Vatanım,

    Ben Namusum, Şanım!

    Bu Yüzden Hass

    Ben Vatanım, İncitmeyin



    Toprak Parçası Değilim Ben;

    Nice Kültürle Yoğrulmuşum Binlerce Yıl...

    Türkün Adı Benle Anılır Olmuş.

    Kutsaldır Şehit Kanıyla Sulanmış Her Bir Karışım.

    Ben Vatanım, İncitmeyin!



    Alparslan' ım Malazgirt Ovasında;

    Al Atın Üstünde Düşman Üstüne Yürüyen...

    Söğüt'te Osman'ım,

    Çaldıran' da Yavuz.

    Kanuni'yim Avrupa Kapılarında,

    Fatih'im Surlar Önünde;

    Bir Devri Kapayıp Bir Devri Açan...



    Yahya Çavuş'um Çanakkale'de;

    Yetmiş Askeriyle Bir Tümeni Tutan...

    İsmet Paşa'yım İnönü Ovasında;

    Aç Ve Çıplak Ordusuyla Yunan'ı Kovalayan.

    Karabekir Paşa'yım Doğuda

    Ermeni Zulmünden Halkı Koruyan.

    Mustafa Kemal'im Memedlerin Önünde;

    Yedi Düveli Hallaç Pamuğu Gibi Atan...

    Ben Vatanım, İncitmeyin!



    Nice Yiğitler Çıktı Bağrımdan;

    Nice Ozanlar...

    Köroğluyum Zulmün Önünde,

    Topkapı Zindanlarında Malkoç.

    Nene Hatun'um Erzurumda,

    Elif'im Ben, Kocabaşın Yerine Kendini Koşan...

    Ben Vatanım, İncitmeyin!



    Karaoğlan' ım Anadolu'da;

    Diyar Diyar Gezen Yunus'um,

    Ferhat'ım Dağları Delen,

    Sazın Telinde Veysel,

    Ben Vatanım, İncitmeyin!



    Bereketli Topraklarım Var Benim.

    Eşsiz, Benzersiz...

    Zeytin Ağacıyım Egede,

    Antep'te Fıstık.

    Çay Yaprağıyım Rize'de,

    Çukurova'da Pamuk.

    Kestaneyim Bursa'da

    Ordu'da Fındık.

    Renk Renk Yükselirim Kaçkar da;

    Bazen Köknar, Bazen Palamut.

    Ben Vatanım, İncitmeyin!



    Şimdilerde Nifak Tohumları Ekiliyor Üzerime;

    Düşmanlarımla İşbirlikçi Evlatlarım El Ele.

    Bin Yıllık Kardeşlik Bozulsun Diye;

    Işıksız Kalsın Diye Bu Güzel Ülke;

    Çomak Sokuyorlar Birliğimize.



    Lazı, Kürdü, Çerkeziyle,

    Alevisi, Sünnmisiyle,

    Omuz Omuza Kovmadık Mı Yedi Düveli?

    El Ele Kurmadık Mı Cumhuriyet'i?

    Hepimizin Kanı Vermedi Mi Al Bayrağa Rengini?



    Bu Oyun Eski Oyun,

    Uyanın!

    Bozun!

    Birbirinizi İncitmeyin,

    Ben Vatanım; Beni İncitmeyin!



    Yağmalanıyor Madenlerim;

    Yağmalanıyor Kıyılarım, Betonlar Dökülüyor Üzerine.

    Ormanlarım Kesiliyor, Villalar Kuruluyor Yerine.

    Daha Da Şişsin Diye Kalantor Kasalar;

    Peşkeş Çekiliyor Varlıklarım;

    Kibrit Suyu Dökülüyor Sanayimin, Tarımımın Köküne!



    Dur Deyin Haine!

    Dur Deyin İşbirlikçiye!

    Dur Deyin Sömürüye!

    Mert Halkım Namerde Ezilmesin,

    Bu Rüzgar Böyle Esmesin,

    Bu Değirmen Böyle Dönmesin!



    Ben Vatanım,

    Ben Namusum, Şanım!

    Bu Yüzden Hassasiyetim,

    Beni İncitmeyin!


    Tuncay OCAKLI


    Bağlantı »

Google

....
Blogcu ile yapıldı